Enaniyet sustukça, İhlas konuşur…

Ekim 16, 2007 at 7:42 pm (İslami Konular)

 ayet4.jpg

Enaniyet, insanın Allah’ın karşısındaki aczini unutarak kibirlenmesi, diğer insanları kendinden aşağı görmesi ve büyüklük hissine kapılmasıdır. Halbuki İnsan; Allah’ın  lütfetmesiyle görme, duyma, işitme vb. gibi birçok nimetlerle teçhiz edilmiş başkasının yaratmasına ihtiyaç duyan  aciz bir varlıktır.
İnsanın; kendisine verilen sayısız nimetler karşısında hakiki nimet vericiyi tanımaması,
şükretmemesi büyük ölçüde yanılgıdır. Hakiki, nimet veren Allahu azimüşşandır ve yine verdiği nimeti geri almada da iradesi sonsuzdur. Şöyle ki; İnsan kendisine verilmiş hiçbir özelliği yine kendisine mal edemez…

“Kün fe yekün” emri ilahisiyle; her şeyin onun emrin dahilinde olduğunu düşünen kimse, Allah’ın yaratışındaki hikmeti görüp, ona göre acizliğini bilen, dolayısıyla enaniyetten uzak duran güzel ahlaklı  kimsedir.
Bediüzzaman enaniyeti bırakmanın, ihlası kazanmada en önemli adım olduğunu şöyle ifade eder:

“Ve hakkı, bâtılın saldırısından kurtarmak için… nefsini ve enaniyetini ve yanlış düşündüğü izzetini ve ehemniyetsiz rekabetkârane hissiyatını terk etmekle ihlası kazanır, vazifesini hakkıyla îfa eder.”(20. Lema)

İhlas tohumlarının yeşermesi  için enaniyetten uzak durmak şarttır. Çünkü Enaniyet; kişinin kendi özelliklerini; sözlerini davranışlarını sevmesine neden olur.Böylelikle insanları beğenmeyip kendinden aşağı görmesini beraberinde getirir.zamanla dışarıdan gelecek uyarılara aldırış etmez.bu durum ilerledikçe Taraf-ı ilahiden gelen uyarılara, ihtarlara boyun eğmeme neticesine gelir ki inkara yönelmiş olur. Kuran-ı Kerim de bu kimselerden şöyle bahsedilmiştir;

“Ona: “Allah’tan kork” denildiğinde, büyüklük gururu onu günaha sürükler, kuşatır. Böylesine cehennem yeter; ne kötü bir yataktır o.” (Bakara Suresi, 206)

Kendisine yakışanı ifa eden mü’minler;

“İnsanlardan öylesi vardır ki, Allah’ın rızasını ara(yıp kazan)mak amacıyla nefsini satın alır. Allah, kullarına karşı şefkatli olandır.” (Bakara Suresi, 207)

Bu ihtara kulak verenlerdir…

6 Yorumlar

  1. yakaza demiş ki,

    Acizane kelimesinin alçak gönüllü insanların, kendilerini ifade etmek için kullandıkları terim olduğunu biliyormuydunuz ? ?

  2. sessiznida demiş ki,

    yakaza;

    Kişi; enaniyeti ancak acizlik denizinde boğabilir. Acizliğini dile getirdiği kadar güçlüdür.Çünkü Cenab-ı hakk’ı daaynak noktası bilir.

    dua ile.

  3. yakaza demiş ki,

    Ameli noksanlıklarımız çok ama RABBİM itikadımızı muhafaza etsin RABBİM sıratı müstagimden ayırmasın
    .Amin

    Is Peygamberler gibi sevgi besleyebilmektir.

    Sevgi Gül gibidir,Yusuf’a Benzer,Onu Koklamaya Bir Yakup İster,Sevgiyi Allah Korur,Kula Yetmez,Gönülde Oldumu Söze Gerekmez..

  4. sessiznida demiş ki,

    amin inşaAllah Güzel yürekli, hissiyat okyanusundan damlalarıyla gönlümüzü hoş eden kardeşim… Allah (c.c) senden razı olsun inşaAllah.

  5. seyyahca demiş ki,

    Nidacım Allah razı olsun…yazını çok önce okumuştum bugün bidaha okudum.
    bak aklıma ne geldi..Dr.Dilaver Selvinin bi sohbetinde dinlemiştim..diyorki:
    “yer Allah ın gök Allah’ın…mülk Allah ın..Herşey onun.sana düşen yanlızc sorumluluktur ama mülk senin değildir” diyor…
    bize ait olan birşey varsa o da sevaplarımız ve günahlarımız.Allah’ın rahmeti olmasa bizim hasenatlarımız da yetmeyeceğine göre….enaniyet neyimize?
    Allah öyle bir gaflete düşürmesin..düşüncede farkedip tövbe etmeyi nasip etsin..
    sevgiler canım…görüşürüz inşallah..arada ortalıklarda görün :P
    dualardasın ;)

  6. sessiznida demiş ki,

    umre Allah senden razı olsun cankardeşim :) ne güzel demiş Dr.Dilaver… Bu hakikati yaşamak lazım inşaallah.

    Enaniyeti susturmak “Mülk Onun..” hakikatini izhar etmektir bir cihetle… inşaAllah O’na layık kul oluruz. Şu sıralar çok yoğunum vakit buldukça buradayım inşaAllah :) sen de dualardasın. daimen dua ile kardeşim…

Yorum Yapın