Gözyaşları ile bir Eskiz…
Bulutlar karardı, Birazdan damlalar ıslatacak bedenimi. Ben sırılsıklam olsam da hep güneşe hasret olduğumu düşünmeye devam edeceğim. Beklemekten yorulur gibi olsam da, güneşin aksine olan iştiyakım sönmeyecek… Bu yorgunluk lezzetlere dönüşecek. Ki ben böyle ümit ediyorum. Gece de yaklaşıyor sanki. Hem yağmur hem gece, görüş ufkumu azaltacak ve ben görmekten de yoksun kalabilirim. Zerrelerim aç olduğuna yönelerek Arzuhal edercesine halinden vaveyla edecek…
Bakışım malayani olsa da zahiren, içimdeki yangın hiç sönmeyecek. Bir gün elbet… Bir gün gözlerimdeki ateş fark edilecek. Yanıldım ve aldandım çoğu kez. Ama uslanmadığım- hataya giriftar olduğum kadar, nedamet gözyaşlarımla derdimi dinleyene yöneleceğim. Biliyorum yıpratır her darbe hayatı… Kocaman sıfır olduğumu fark ettikçe, küçücük nokta olmayı arzu edeceğim.
Hassas olduğum kadar hassas olanları fark etmeye başlar mıyım bilemiyorum. Kusuratım ölçüsünde dergâha el bağlayıp af dilemeyi becerebilir miyim? Hiç bilemiyorum. Ümidim olmasa yok idim hiç idim belki… Kâbe’nin duvarını yıkar misali, kaç kalp kırdım düşünecek miyim? Ya öteler… Orada hesap soracak kaç yüzle karşı karşıya geleceğim.
Karanlık bastı gece koyulaştı. Yağmur sağanak, sağanak bedenimden ziyade ruhumu ıslatıyor. Gözyaşlarım yağmurun damlalarına karıştı bile. Hiç bu kadar sağanak değildi, yağmur değil de gözyaşlarım…
Bir sâda işitiyorum: “Kimse yok ise O var…”İşte medar-ı tesellim (teselli sebebim) bu… Ümit ne büyük bir nimet imiş anlıyorum şimdi. Gözyaşlarım sürura kalbolmalı ama nefsimin kandırmacasın dan hala ağlamakla yetiniyor.Bedenim ruhum seyelan oldu.Zerrelerim titriyor.Güneş doğacak mı diye ümit ve korku arasında gidip geliyor. Bilinmek ve her halinle tanınmak ne güzel bir duygudur ama liyakat gösteremedik… Aciz olduğumuzu izhar ettiğimiz kadar ulvileşemedik… “Örnek” olma vasfını seremedik gözler önüne. Ne acı bir hale giriftar olmaktır bu. Bir lahza olsun aynalara aynınla yansıyamamak ne kötü…

Saatler geçti…Güneşin ışıkları gözüme ilişti. Ya da hülya mı? Hayır, hayır küçücük de olsa ışık yüzüme gülüyor. Her gecenin ardından(ne olursa olsun) gündüzün geleceği muştusunu veriyor bana. Utandırıyor ve yüzümü yere eğdiriyor. Ümit var gibi görünüp ümitsiz tavrımı yüzüme vururcasına… Şimdi ellerimi semaya kaldırma vakti geldi. Vakit vakitlerin en bereketlisi…Zamanın hesabından da (!) kurtulmak çaresiyle biçare edamı terk edip O’na;
Yalnız bırakmayan,
Derdimi dinleyen deva sunan,
Yüzümü ışıklandıran (gecede),
Lütfunu esirgemeyene… Yönelmeliyim.
Kimse yoksa o var ve bu derdime en büyük deva. Öldüğüm vakit bile hatırlayacak dostlar unutsa da. O beni gecede hatırlayacak. Kabir gecesinde hatırlayacak… şimdi onu unutmak da büyük utançları beraberinde getirecektir.Zaten günah yükü belimi kamburlaştırdı, daha ziyadesi düşürür bu nakıs bedenimi…
Gece saat:3:50 / Böyle bir gece hiç hoş değildi ama hoş şeyleri hatırlattı belki de.Şer gibiydi oysa semeresi güzel olacak belki de (ümit, ümit, ümit…)

seyyahca demiş ki,
Ocak 13, 2008 9:37 pm
esselamü aleyküm.
nasıl bir halette yazdıysan aynı hali yaşatıyor dostum.yazı eklediğini sanmıyordum ama görünce oyuncağını bulmuş çocuk gibi sevindim.
sen yazılacak ne varsa yazmışsın, ümitsiz yaşanır mı yaşanmaz.ama kıvranmadan da yaşanmıyor, her kıvranma insanı belkide yanlışsız bir öteye hazırlıyor.”madem herşeyin evveli de “o” ahiride “o” peki o zaman bizler başka şeylerin derdine neden düşüyoruz” diyor bir edip.ölüm gelince yaşadın, yaşamadın oluyor, herşey bomboş gibi kalıyor ortada.sanki birisi hiç yaşamamış, sanki hayal görmüşüz gibi, “hani yaşadıysaya nereye gitti peki?” diye sorup duruyorsak madem, neden hrekete geçmekte bu kadar yavaşız,atılız.ben anlayamaz oldum artık.ama ümit, ümit, belki birgün bizde sevenlerden, sevilenlerden olabiliriz ümidi.yaşayanında yaşamayaında, her türlü şeyn idrakine erebiliriz ümidi.Rabbim bedbaht olanlardan eylemesin.
sayhâ demiş ki,
Ocak 15, 2008 2:39 am
Ona en yaklaştığın bu anda bizi de şahit tuttun. Uyanıklıkmıdır nedir ?
)
Şaka bir yana olacağız elimiz mahkum, diyeceğiz ki” Rabbim nida ihlasla yazmasa idi o güzelim kelimeleri, bizim gözlerimiz dile gelirmiydi?”
sevgilerle…
sessiznida demiş ki,
Ocak 16, 2008 7:03 pm
seyyahca;
ve aleykum selam ihvanım:) Seni tekrar bloglar da görmek güzel.Bizim dostluğumuz net ile sınırlı olmadığı için seni buralarda özlemiyorum ne şanslıyım
.Arada geliyorlar bana yazıyorum öylesine…karalama sayın
imtizamsızlık hat safada olabilir.O gece; o anki duygular aynıyla aksetsin istedim.Ama dostlarımızın dualarıyla aşılmaz görünen her sıkıntı aşılıyor biiznillah… Yazdıkların ders alınması gereken çok nanide şeyler.Ama insan her yazdığını nefsine okumalı (evvela nefsine).Hem fikiriz bu arada; dostların sözlerinden aksedenler hep sıkıntımıza (tevafuk derecesinde) ilaç olmuştur…
dualarımdasın söylememe gerek yok sen biliyorsun zaten.Dualarına da müştak bu aciz…
sessiznida demiş ki,
Ocak 16, 2008 7:12 pm
sayha;
Gelişine çok memnun oldum.Hoşgeldin sefaLar getirdin.Uyanıkımdır biraz
) Yazının, sizlere samimane yansımış olması güzel.O an bunu istemiştim…Dertleşmek içimi dökmek ihtiyacıyla yazdım.Aslında,bu tür yazılar yazmak için açmıştım burayı.Ama, planlarım askıda kaldı
Birbirinden güçlü kalemlerin, yazdıklarıyla besleniyoruz bizler de…
Sevgiler saygılar.
seher demiş ki,
Ocak 19, 2008 11:34 am
Selamlar Nida,
İş yogunluğuma rağmen dostlar neler yazmış diye bir göz gezdirmiyor değilim.Lakin o gün okumak kısmet olmadı.
Rabbim bu duyguları yaşayarak aydınlık günlere erenlerden, günahlarını güneşin doğuşuyla eritenlerden etsin cümlemizi inşallah.
Ümitvar olmalıyız…Aksi halde O kapıya gidecek yüzümüz yok.Hatalarımız, yanlışlarımız , yanılgılarımız çok (kendi nefsim adına söylemeliyim)lakin Rabbimizin merhameti, rahmeti bizim hatalarımızdan da büyük olması nedeniyle ümidimiz hep var.İnşallah Rabbim bizlerin bu sızlanmalarını, çabalamalarımızı her seferinde yine O’ na yönelmelerimiz sebebiyle affeder, bağışlar, huzurunda sabit kalanlardan ilerleyenlerden eyler.
o günki ruh haleti de olsa almamız gerekn birçok şeyi hatırlattı yeniden bana.Rabbim razı olsun.Rızasına erişenlerden eylesin inşallah.
selametle.
Sessiznida demiş ki,
Şubat 12, 2008 11:29 am
Selamlar seher,
güzel katkıların için teşekkür ederim.İlgin beni mesrur ediyor.Bir müddet ara vermek durumda kaldım.inşaallah şu vakitten sonra imkanlar müsade ettikçe aranızda olmaya çalışacağım.
Dualar ile…
revival demiş ki,
Mart 22, 2008 10:39 pm
Merhaba Nida,
Halini hatrını sormak için kapına geldim arkdaşım… vefasızlığım bloglar üzerinde hakim… Hayat bazen hızlı geçiyor bizi de bir yerelere sürüklüyor o hızla. vefasızlığımız görsel olarak belli olsa bile gönülümde yeriniz inşAllah bakidir…
inşAllah iyisindir Arkadaşım…
Dua ile Hayrlı zamanlara inşAllah…
sessiznida demiş ki,
Nisan 17, 2008 11:15 pm
sanırım bu vefasızlık mevsim değişikliğiyle beraber bulaşıcı bir hastalık gibi
)
Uzun bir ara verdim.Ama aklım buralarda dolayısıyla sizlerdeydi.İnşaallah virgül den devam edicez
Her zaman diyorum “vefa dualarda hatırlamak da, vefaya mazhar olmak da hatırlanmaktadır.”
dua ile…