<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Sessiznida &#187; İslami Konular</title>
	<atom:link href="http://sessiznida.wordpress.com/category/islami-konular/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://sessiznida.wordpress.com</link>
	<description>Nidaların en sesssizi en tesirlisidir...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 13 Jan 2008 23:08:43 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<cloud domain='sessiznida.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://www.gravatar.com/blavatar/7174bb63e09f51abe219fb3d927e2712?s=96&#038;d=http://s.wordpress.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Sessiznida &#187; İslami Konular</title>
		<link>http://sessiznida.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://sessiznida.wordpress.com/osd.xml" title="Sessiznida" />
		<item>
		<title>Enaniyet sustukça, İhlas konuşur&#8230;</title>
		<link>http://sessiznida.wordpress.com/2007/10/16/enaniyet-sustuka-ihlas-konusur/</link>
		<comments>http://sessiznida.wordpress.com/2007/10/16/enaniyet-sustuka-ihlas-konusur/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Oct 2007 19:42:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sessiznida</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslami Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sessiznida.wordpress.com/2007/10/16/enaniyet-sustuka-ihlas-konusur/</guid>
		<description><![CDATA[
 
Enaniyet, insanın Allah&#8217;ın karşısındaki aczini unutarak kibirlenmesi, diğer insanları kendinden aşağı görmesi ve büyüklük hissine kapılmasıdır. Halbuki İnsan; Allah’ın  lütfetmesiyle görme, duyma, işitme vb. gibi birçok nimetlerle teçhiz edilmiş başkasının yaratmasına ihtiyaç duyan  aciz bir varlıktır.
İnsanın; kendisine verilen sayısız nimetler karşısında hakiki nimet vericiyi tanımaması,
şükretmemesi büyük ölçüde yanılgıdır. Hakiki, nimet veren Allahu azimüşşandır ve yine [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=sessiznida.wordpress.com&blog=1715063&post=124&subd=sessiznida&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p style="margin:0;" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size:10pt;color:black;font-family:Verdana;"></span></strong></p>
<p style="margin:0;" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size:10pt;color:black;font-family:Verdana;"><font color="#ccffcc"> <a href="http://sessiznida.files.wordpress.com/2007/10/ayet4.jpg" title="ayet4.jpg"><img src="http://sessiznida.files.wordpress.com/2007/10/ayet4.jpg" alt="ayet4.jpg" /></a></font></span></strong></p>
<p><span style="font-size:10pt;color:black;font-family:Verdana;"><span style="font-size:10pt;color:white;font-family:'Comic Sans MS';">Enaniyet, insanın Allah&#8217;ın karşısındaki aczini unutarak kibirlenmesi, diğer insanları kendinden aşağı görmesi ve büyüklük hissine kapılmasıdır. Halbuki İnsan; Allah’ın  lütfetmesiyle görme, duyma, işitme vb. gibi birçok nimetlerle teçhiz edilmiş başkasının yaratmasına ihtiyaç duyan  aciz bir varlıktır.<br />
İnsanın; kendisine verilen sayısız nimetler karşısında hakiki nimet vericiyi tanımaması,<br />
şükretmemesi büyük ölçüde yanılgıdır. Hakiki, nimet veren Allahu azimüşşandır ve yine verdiği nimeti geri almada da iradesi sonsuzdur. Şöyle ki; İnsan kendisine verilmiş hiçbir özelliği yine kendisine mal edemez…</p>
<p>“Kün fe yekün” emri ilahisiyle; her şeyin onun emrin dahilinde olduğunu düşünen kimse, Allah’ın yaratışındaki hikmeti görüp, ona göre acizliğini bilen, dolayısıyla enaniyetten uzak duran güzel ahlaklı  kimsedir.<br />
Bediüzzaman enaniyeti bırakmanın, ihlası kazanmada en önemli adım olduğunu şöyle ifade eder:</span><span style="font-size:10pt;color:white;font-family:'Comic Sans MS';"></p>
<p><u><span>“Ve hakkı, bâtılın saldırısından kurtarmak için&#8230; nefsini ve enaniyetini ve yanlış düşündüğü izzetini ve ehemniyetsiz rekabetkârane hissiyatını terk etmekle ihlası kazanır, vazifesini hakkıyla îfa eder.&#8221;(20. Lema)</span></u></p>
<p><span>İhlas tohumlarının yeşermesi <span> </span>için enaniyetten uzak durmak şarttır. Çünkü Enaniyet; kişinin kendi özelliklerini; sözlerini davranışlarını sevmesine neden olur.Böylelikle insanları beğenmeyip kendinden aşağı görmesini beraberinde getirir.zamanla dışarıdan gelecek uyarılara aldırış etmez.bu durum ilerledikçe Taraf-ı ilahiden gelen uyarılara, ihtarlara boyun eğmeme neticesine gelir ki inkara yönelmiş olur. Kuran-ı Kerim de bu kimselerden şöyle bahsedilmiştir;</span><br />
<span><br />
&#8220;Ona: &#8220;Allah&#8217;tan kork&#8221; denildiğinde, büyüklük gururu onu günaha sürükler, kuşatır. Böylesine cehennem yeter; ne kötü bir yataktır o.&#8221; (Bakara Suresi, 206) </span></p>
<p><span>Kendisine yakışanı ifa eden mü’minler;</span><br />
<span><br />
&#8220;İnsanlardan öylesi vardır ki, Allah&#8217;ın rızasını ara(yıp kazan)mak amacıyla nefsini satın alır. Allah, kullarına karşı şefkatli olandır.&#8221; (Bakara Suresi, 207)</span></p>
<p><span>Bu ihtara kulak verenlerdir…</span></span><span style="color:white;font-family:'Comic Sans MS';"></span></span></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/sessiznida.wordpress.com/124/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/sessiznida.wordpress.com/124/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/sessiznida.wordpress.com/124/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/sessiznida.wordpress.com/124/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/sessiznida.wordpress.com/124/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/sessiznida.wordpress.com/124/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/sessiznida.wordpress.com/124/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/sessiznida.wordpress.com/124/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/sessiznida.wordpress.com/124/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/sessiznida.wordpress.com/124/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/sessiznida.wordpress.com/124/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/sessiznida.wordpress.com/124/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=sessiznida.wordpress.com&blog=1715063&post=124&subd=sessiznida&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sessiznida.wordpress.com/2007/10/16/enaniyet-sustuka-ihlas-konusur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f3cbdaeda5b589cbf602c13ee766c2be?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">sessiznida</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://sessiznida.files.wordpress.com/2007/10/ayet4.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ayet4.jpg</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kadere İman Eden Kederden emin olur&#8221; Ne demek ?</title>
		<link>http://sessiznida.wordpress.com/2007/09/20/kadere-iman-eden-kederden-emin-olur-ne-demek/</link>
		<comments>http://sessiznida.wordpress.com/2007/09/20/kadere-iman-eden-kederden-emin-olur-ne-demek/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Sep 2007 09:50:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sessiznida</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslami Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sessiznida.wordpress.com/2007/09/20/kadere-iman-eden-kederden-emin-olur-ne-demek/</guid>
		<description><![CDATA[


Kadere iman, insan için, en büyük huzur kaynağıdır. Mümin olan insan, gerek kendi nefsinde gerek dış âlemde gördüğü bütün tanzim ve takdirlerin nice hikmetlerle dolup taştığını ve hepsinin de rahmeti netice verdiğini düşünür. “Kaderin her şeyi güzeldir.” diyerek, başına gelen her türlü hâdisenin altında rahmet ve hikmeti arar.  Dünya ve âhiret saadeti için gerekli [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=sessiznida.wordpress.com&blog=1715063&post=63&subd=sessiznida&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><em><strong><font color="#3366ff"><a href="http://sessiznida.files.wordpress.com/2007/09/efendimizee.jpg" title="efendimizee.jpg"></a><a href="http://sessiznida.files.wordpress.com/2007/09/efendimizee.jpg" title="efendimizee.jpg"></a><a href="http://sessiznida.files.wordpress.com/2007/09/rosa_da_noite_.jpg" title="rosa_da_noite_.jpg"></p>
<p style="text-align:center;"><img src="http://sessiznida.files.wordpress.com/2007/09/rosa_da_noite_.thumbnail.jpg" alt="rosa_da_noite_.jpg" /></p>
<p></a></font></strong></em></p>
<p><em><strong><font color="#3366ff">Kadere iman, insan için, en büyük huzur kaynağıdır. Mümin olan insan, gerek kendi nefsinde gerek dış âlemde gördüğü bütün tanzim ve takdirlerin nice hikmetlerle dolup taştığını ve hepsinin de rahmeti netice verdiğini düşünür. “Kaderin her şeyi güzeldir.” diyerek, başına gelen her türlü hâdisenin altında rahmet ve hikmeti arar. <span id="more-63"></span></font></strong></em><em><strong><font color="#3366ff"> </font><font color="#3366ff">Dünya ve âhiret saadeti için gerekli her teşebbüsü yapar ve sonunda Allahın rahmet ve keremine itimat eder, huzur bulur!.kaybettiğine gam çekmez. Geçmişte kaçırdığı fırsatlara ah! etmez. şöyle olsaydı böyle olmazdı! yahut, böyle olmasaydı şöyle olurdu! gibi lâfların ruha sıkıntı vermekten öte bir fayda sağlamadığını bilir. Mazinin yükünü sırtından atar. Allaha güvenerek istikbale doğru yol almaya koyulur, huzur bulur!&#8230; </font></strong></em><em></em><em><strong></p>
<p align="center"><font color="#3366ff">Allahın kendisine lütfettiği nimetlerle, servetlerle, kabiliyetlerle övünmez, gururlanmaz. Her hayrı ondan bilir, huzur bulur!.kadere inanmayanlar insanlığa neyi takdim ediyorlar? </font></p>
<p align="center"><font color="#3366ff">Çalışmayıp, tembelce oturmayı mı? Yoksa, sebeplere teşebbüs etmekle birlikte sonra neticeyi rıza ile karşılamayıp üzülmeyi, dövünmeyi mi?.. Bunda insanlığı ıstıraba sürüklemenin ötesinde ne fayda umuyorlar?!.Hassas ruhu ve tahammülsüz bedeni ile, şu aciz insanı nasıl bu ağır yükün altına sokuyorlar!?.yoksa huzursuz, asabi ve isyankâr ruhlardan, kendi yıkıcı emelleri hesabına bekledikleri bir şeyler mi var?</font></p>
<p align="center">Prof.Dr Alaaddin Başar</p>
<p></strong></em></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/sessiznida.wordpress.com/63/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/sessiznida.wordpress.com/63/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/sessiznida.wordpress.com/63/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/sessiznida.wordpress.com/63/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/sessiznida.wordpress.com/63/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/sessiznida.wordpress.com/63/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/sessiznida.wordpress.com/63/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/sessiznida.wordpress.com/63/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/sessiznida.wordpress.com/63/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/sessiznida.wordpress.com/63/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/sessiznida.wordpress.com/63/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/sessiznida.wordpress.com/63/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=sessiznida.wordpress.com&blog=1715063&post=63&subd=sessiznida&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sessiznida.wordpress.com/2007/09/20/kadere-iman-eden-kederden-emin-olur-ne-demek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f3cbdaeda5b589cbf602c13ee766c2be?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">sessiznida</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://sessiznida.files.wordpress.com/2007/09/rosa_da_noite_.thumbnail.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">rosa_da_noite_.jpg</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kul hakkından da ağır olan gıybet!..</title>
		<link>http://sessiznida.wordpress.com/2007/09/18/kul-hakkindan-da-agir-olan-giybet/</link>
		<comments>http://sessiznida.wordpress.com/2007/09/18/kul-hakkindan-da-agir-olan-giybet/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Sep 2007 19:05:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sessiznida</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslami Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sessiznida.wordpress.com/2007/09/18/kul-hakkindan-da-agir-olan-giybet/</guid>
		<description><![CDATA[Bir komşu veya bir dostla konuşup ayrıldıktan sonra arkamızdan konuşmadığından emin olamıyorsak durum kötü demektir. Böyle dostlukta ne muhabbet gelişmesi olur, ne de itimat duyma hissi kalır. Çünkü arkasından konuşulduğunu düşünen insan, dostlarını hep tereddütle karşılar:
-Kim bilir neler söylüyorlar arkamdan?!. şüphesi içini kemirip durur. Bu da komşuluk ve dostluk hissini parçalayan bir şüphecilik halini alır.
Bundan [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=sessiznida.wordpress.com&blog=1715063&post=54&subd=sessiznida&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><strong>Bir komşu veya bir dostla konuşup ayrıldıktan sonra arkamızdan konuşmadığından emin olamıyorsak durum kötü demektir. Böyle dostlukta ne muhabbet gelişmesi olur, ne de itimat duyma hissi kalır. Çünkü arkasından konuşulduğunu düşünen insan, dostlarını hep tereddütle karşılar:<br />
-Kim bilir neler söylüyorlar arkamdan?!. şüphesi içini kemirip durur. </strong><strong>Bu da komşuluk ve dostluk hissini parçalayan bir şüphecilik halini alır.<span id="more-54"></span></p>
<p>Bundan olacak ki Hazret-i Kur&#8217;an, kardeşinin arkasından konuşup gıybetini yapmayı, o kardeşinin etini yemeye benzeterek ayıplamış, söylediği doğru bile olsa gıybetçiliği kesinkes yasaklamıştır. Ancak, ihtiyaç halinde, doğru bilgiye gerek duyulması durumunda, bilinen gerçek ne ise o bilgiyi doğru vermekte mahzur söz konusu olmamıştır. Böyle bir tanıtıma gerek yokken aleyhtarlık yapıp birinin zaafını, kusurunu nazara vermek, ona olan ilgiyi, hüsnü zannı yok etmek ne kardeşliğe yakışır, ne de samimi bir dostluk ve komşuluğa.</p>
<p>İsterseniz dostluğu düşmanlığa çeviren gıybetin, kul hakkından da ağır sonucunu anlatan Süfyan bin Uyeyne&#8217;den bir yorum arz edeyim sizlere de, hep birlikte ibretle okuyup hayretle tefekkür edelim gıybetin kul hakkından da ağır sonucunu&#8230;</p>
<p>Bakalım, dört yaşında Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;i ezberleyen, elliden fazla yürüyerek hacca giden, İmam-ı Şafii gibi zatlara hocalık eden Kufe&#8217;nin büyük alimi Süfyan bin Uyeyne, gıybet olayının ağırlığını nasıl açıklıyor bizlere görelim. İkinci hicret asrının büyük alim ve mutasavvıfı diyor ki:</p>
<p>- İnsanın üzerindeki hakların en büyüğü şüphesiz ki kul hakkıdır. Kul hakkı şehitlerden bile affolmaz. Hak sahibiyle bizzat helalleşmedikçe&#8230; Bu sebeple üzerinde kul hakkı olan kimse bunu ödemek için hak sahibiyle buluşup mutlaka helalleşecektir. Şayet hak sahibi hayatta değilse mirasçılarına gidecek, hakkı mirasçıya ödeyecek, böylece kul hakkından kurtulması mümkün olacaktır&#8230;</p>
<p>Ancak gıybetini yaptığı tanıdığının hakkını böyle ödeyemeyecektir. İnsan gıybetini yaptığı kimsenin mirasçısına varıp da akrabanın aleyhine konuşup gıybetini yapmıştım, o da ölmüş, arkasından sana şu kadar para vereyim de bana hakkını helal et, diyemeyecektir.. Çünkü böyle bir salahiyet verilmemiştir mirasçıya!..</p>
<p>Gıybetini yaptığı kimseyle bizzat görüşerek helallik alacaktır. Bu da ancak mahşerde karşılaşıp, yaptığı gıybetine mukabil sevaplarını verecek, sevapları yetmezse gıybetini yaptığı kimsenin günahlarını yüklenecek, helalleşmek ancak böyle gerçekleşecektir!. Demek ki gıybet helalleşmesi, kul hakkından da zor bir helalleşme olacaktır.</p>
<p>Neden gıybet helalleşmesi kul hakkından da zor helalleşme olacaktır? Çünkü insanın haysiyeti, şerefi malından üstündür. Malını almak suretiyle hakkını aldığın kimsenin mirasçısına aldığın malı verir, kurtulursun. Ama aleyhinde konuşmak suretiyle itibarını düşürdüğün kimsenin haysiyetini, şerefini parayla satın alıp geri getiremezsin. Onun hesaplaşması şerefine gölge düşürdüğü kimseyle mahşerde yüz yüze gelmekle olacaktır&#8230; Sevaplarını verecek, yetmezse gıybetini yaptığı kimsenin günahlarını yükleneceksin, ancak böyle helalleşebileceksin&#8230;</p>
<p>Süfyan bin Uyeyne bu açık seçik yorumuyla demiş oluyor ki:</p>
<p>- Siz siz olun, gıybete dilinizi alıştırmayın, çevrenizle dostluğunuzu, kardeşliğinizi zedeleyecek, itimat ve hürmetinizi yok edecek gıybetçilikten yılandan akrepten kaçar gibi kaçın. Varsa alışkanlığınızla mücadele edin, itimat edilen dost, saygı duyulan komşu vasfınızı hep koruyun, emin dost ve komşu olma özelliğinizi hep muhafaza edin!.. Şayet, mahşerde sevaplarınızı gıybetini yaptığınız kimselere dağıtmak, yetmeyince de onların günahlarını yüklenmek zorunda kalmak istemiyorsanız tabii&#8230;</p>
<p>AHMED ŞAHİN</p>
<p></strong></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/sessiznida.wordpress.com/54/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/sessiznida.wordpress.com/54/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/sessiznida.wordpress.com/54/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/sessiznida.wordpress.com/54/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/sessiznida.wordpress.com/54/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/sessiznida.wordpress.com/54/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/sessiznida.wordpress.com/54/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/sessiznida.wordpress.com/54/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/sessiznida.wordpress.com/54/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/sessiznida.wordpress.com/54/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/sessiznida.wordpress.com/54/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/sessiznida.wordpress.com/54/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=sessiznida.wordpress.com&blog=1715063&post=54&subd=sessiznida&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sessiznida.wordpress.com/2007/09/18/kul-hakkindan-da-agir-olan-giybet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f3cbdaeda5b589cbf602c13ee766c2be?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">sessiznida</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Tut BiZi Ey ORuÇ !</title>
		<link>http://sessiznida.wordpress.com/2007/09/18/tut-bizi-ey-oruc/</link>
		<comments>http://sessiznida.wordpress.com/2007/09/18/tut-bizi-ey-oruc/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Sep 2007 13:36:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sessiznida</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslami Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sessiznida.wordpress.com/2007/09/18/tut-bizi-ey-oruc/</guid>
		<description><![CDATA[
Hayatın dağdağasında kaçımız dağılmaktan korunabiliyoruz ki?
Aklımız dağılıyor. Düşüncemiz dağılıyor. Duygularımız dağılıyor. En beteri hayatımız dağılıyor. İç bütünlüğümüzü kaybediyoruz. Yani, kendimizi kaybediyoruz. Kendimizi kaybedince, insanı da, hayatı da, eşyayı da kendi bütünlüğü içinde göremiyor, okuyamıyor, algılayamıyor ve anlayamıyoruz.
Parçanın parça olduğunu gözden kaçırıyor, parçayı bütün sanıyoruz. Parçayı bütün sanmak, hem parçaya hem bütüne haksızlık oluyor. Zira parçadan [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=sessiznida.wordpress.com&blog=1715063&post=40&subd=sessiznida&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><a href='http://sessiznida.files.wordpress.com/2007/09/kuran1gw8.jpg' title='kuran1gw8.jpg'><img src='http://sessiznida.files.wordpress.com/2007/09/kuran1gw8.thumbnail.jpg' alt='kuran1gw8.jpg' /></a></p>
<p><em><strong>Hayatın dağdağasında kaçımız dağılmaktan korunabiliyoruz ki?<br />
Aklımız dağılıyor. Düşüncemiz dağılıyor. Duygularımız dağılıyor. En beteri hayatımız dağılıyor. İç bütünlüğümüzü kaybediyoruz. Yani, kendimizi kaybediyoruz. Kendimizi kaybedince, insanı da, hayatı da, eşyayı da kendi bütünlüğü içinde göremiyor, okuyamıyor, algılayamıyor ve anlayamıyoruz.<span id="more-40"></span><br />
Parçanın parça olduğunu gözden kaçırıyor, parçayı bütün sanıyoruz. Parçayı bütün sanmak, hem parçaya hem bütüne haksızlık oluyor. Zira parçadan bütünün rolünü üstlenmesini bekliyoruz. Parça bu ağır yükü kaldıramıyor. Sonuçta, parça ile bütün arasındaki kopmaz ilişkiyi gözden kaçırıyoruz. Varolan irtibatı dağılan ve dağıtan tasavvurumuzla biz koparıyoruz.</strong></em><em><strong>Parçayı parça olarak görseydik parçanın altında ezilmeyecek, parçadaki olumsuzluğa takılıp bütündeki güzelliği fark edecektik. Parçada “şer” gibi görünenin bütünde “hayır” olduğunu anlayacaktık. Parçada zeval suretinde tecelli edenin bütünün kemalinden kaynaklandığını fehmedecektik.<br />
Bu yüzden gündelik yaşıyoruz. Günü yaşamakla gündelik yaşamak arasında sera ile süreyya arasındaki fark kadar fark var. Gündelik yaşamak, “mutlak zamanı” (dehr) gözden kaçırmak demek. Gündelik yaşamak, zamanı aşan bir zamanın olduğunu fark etmemek demek. Gündelik yaşamak, organizmaya teslim olup ruhu teslim almaya kalkışmak demek.</strong></em><em><strong>Arif “vaktin çocuğu”dur, “günün çocuğu” değil. Gündelik yaşayanlar, hayatı kendi bütünlüğü içinde göremezler. Hayatı kendi bütünlüğü içinde göremeyen, hayatın çok mertebeli bir hakikat olduğunu, kendi yaşadıkları hayat basamağının, birçok mertebeden sadece biri olduğunu fark edemezler. Yaşadıkları mertebeyi hayatın bütünü sanırlar. Parçayı bütün sanan herkes gibi cezalandırılırlar. Cezaları, bir ömrü bir gün kadar bereketsiz yaşamaktır</p>
<p>Gündelik yaşayanlar, zamanın esiri, hatta oyuncağı olurlar. Esirin ruhu var, oyuncağın ruhu yoktur.</p>
<p>Günün getirdiklerine maruz kalırlar. Git gide günlükten anlık yaşamaya geçerler. Kendilerine bakteri muamelesi yaparlar. Tepkileri, sevgileri, aşkları, nefretleri, ilgileri, dikkatleri, rikkatleri, iradeleri, sevinçleri ve hüzünleri anlık veya günlüktür.<br />
İşte bir ömrü bir gün kadar bereketsiz kılmanın formülü budur. Kur’an, bu tiplerin ahiretinden bir pencere açarak şu diyalogu nakleder:<br />
- Dünyada ne kadar kalmıştınız?<br />
- Bir gün ya da bir günün yarısı kadar?<br />
İşte bereketsizlik dediğim şey de bu. Bir ömür yaşayacaksınız, ama bir gün kadar bereketsiz geçecek.<br />
Peki, bunun tersi de mümkün mü?</p>
<p>Elbette, bir günü-geceyi bir ömür kadar bereketli yapmak mümkündür.</p>
<p>İşte Ramazan, bize bir geceyi bir ömür kadar bereketli yapmanın formülünü sunan ilahi bir imkândır.</p>
<p>Ramazan bize dağılmışımızı toplamak için gelir. Başta kendimizi toplamayı öğretir. Aklımızı, duygu ve düşünce dünyamızı, ruh ve hatta bedenimizi toplamayı öğretir.</p>
<p>Ramazan bize parçamızı bütünlemek için gelir. Parçaladığımız hakikatin hakikat olmaktan çıktığını öğretir. Mukayyet zamanı mutlak zamana dikmemiz için elimize bir gök iğnesi tutuşturur. Nasıl ki namaz dünya astarını ahiret atlasına günün beş yerinden dikme talimiyse, oruç da bunun yıllık talimidir.</p>
<p>Ramazan bize unuttuklarımızı hatırlatmak için gelir. Başta kendimizi unuturuz. Ramazanın en çok hatırlattığı da kendimizdir. En büyük amacı ise “şahit olan ben” idraki inşa etmektir.</p>
<p>Şahit olan ben, şehadet kelimesini sadece diliyle okumaz, varlığıyla okur. Sadece okumakla kalmaz, kelime-i şehadet onun varlığında okunur. O artık hem okuyan, hem okunandır. Hem şahit olan, hem şahit olunandır. Kendisi bu mübarek kelimenin yazılı olduğu fiili ve aktif bir levha olur. İşte o zaman her bir hücresi şu gerçeği haykırır: Biz bu cihana sahip olmak için değil, şahit olmak için geldik.</p>
<p>Ramazan bize kaybettiklerimizi buldurmak için gelir. En çok kaybettiğimiz de kendi benliğimizdir. Sahi, kendini kaybeden neyi kazanır ki? “Ben” demeyi hak edecek bir ben idrakine ulaşmayanın “benim” demesi ne kadar da gülünçtür. Böyle birinin “benim” dediği hiçbir şey gerçekte kendinin değildir. O yoktur ki, onun olsun.</p>
<p>İşte onun için hakikat şudur:</p>
<p>Oruç bizi tutar. Oysa biz, orucu tuttuğumuzu sanırız. Bir yere kadar doğrudur. Zira orucu gerçekten tutanları oruç da tutar. Dik tutar, diri tutar, kendinde ve agâh tutar.<br />
Ve işte tam bu nedenle: Oruç tutmak kendini tutmaktır.</p>
<p>Ramazanınız mübarek olsun” demeyeceğim. O zaten öyledir. Ramazan bizi mübarek kılsın.</p>
<p>Sami Hocaoğlu</p>
<p></strong></em></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/sessiznida.wordpress.com/40/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/sessiznida.wordpress.com/40/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/sessiznida.wordpress.com/40/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/sessiznida.wordpress.com/40/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/sessiznida.wordpress.com/40/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/sessiznida.wordpress.com/40/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/sessiznida.wordpress.com/40/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/sessiznida.wordpress.com/40/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/sessiznida.wordpress.com/40/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/sessiznida.wordpress.com/40/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/sessiznida.wordpress.com/40/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/sessiznida.wordpress.com/40/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=sessiznida.wordpress.com&blog=1715063&post=40&subd=sessiznida&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sessiznida.wordpress.com/2007/09/18/tut-bizi-ey-oruc/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f3cbdaeda5b589cbf602c13ee766c2be?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">sessiznida</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://sessiznida.files.wordpress.com/2007/09/kuran1gw8.thumbnail.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">kuran1gw8.jpg</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>